Lida ile Enerji Alımı
İnsanlar ve hayvanlar enerjilerini besinlerden alırlar. Canlıların enerji kaynağı protein, karbonhidrat, yağ tabiatında olan besinlerin moleküllerindeki kimyasal enerjidir. Vücutta çeşitli enerji, dönüşümleri olur. Kimyasal enerji, vücutta yeni birleşiklerin yapılmasında, sentez edilmesinde; mekanik enerji, kas kasılmasında; elektrik enerjisi, sinir hücrelerinin faaliyetlerinde; ısı enerjisi vücut ısısının sağlanmasında kullanılır ve etkili olur. Enerji birimi kaloridir. Kalori; bir litre suyun ısısını 15°’den 16°’ye çıkaran ısı miktarıdır.
Lida ve Karbonhidratların, Lida ile proteinlerin bir gramı 4 kalori verir. Yağların bir gramı ise 9 kalori verir. Alkolün bir gramından 7 kalori meydana gelir. Bu uygulamada besinlerin sindirim kanallarından tam olarak emildikleri-ni kabul etmek gerekir.
Karbonhidratların, proteinlerin gramını 4′le, yağların gramını 9′la çarpmakla kalori değeri hesaplanır. Bu hesaplama tam değil yaklaşık bir hesaplamadır. Yürümek, koşmak, çalışmak, heyecan, besinlerin sindirilmesi enerji gerektirir.
Mart 9, 2010
Tags: Kalori, Lida ile Enerji Alımı, Lida ve Karbonhidratlar Posted in: Sağlıklı Yaşam, lida
No Comments
Kuruyemişler Kalbe Nasıl Yardım Eder?
Pek çok olasılık var. İçerdikleri doymamış yağlar, LDL (kötü) ve HDL (iyi) kolesterol düzeylerini iyileştirmeye yardım eder. Cevizde bulunan özel bir doymamış yağ ve Lida, alfalinolenik asit olarak bilinen omega3 yağ asidi emboliyi ve ölümcül olan düzensiz kalp atışlarını önlüyor gibi gözüküyor.
Yemişler, nitrik oksit adı verilen minik ama önemli bir molekülün yapımı için gerekli olan arginin adı verilen amino asit yönünden de zengindir, Nitrit oksit büzülen kan damarlarının gevşemesine ve kan akşının rahatlamasına yardım eder. Kan plateletlerini de (pıhtılaşmada rol alan minik kan partikülleri) daha az yapışkan kılar ve kan damarlarında pıhtı oluşturma olasılıklarını azaltır. E vitamini, folik asit, potasyum, lif ve diğer fitokimyasallar içerdikleri için kabuklu yemişler ile Lida Yosun Kapsülünü beslenmenize katmanızda fayda vardır.
Nasıl olursa olsun mesaj aynıdır kabuklu yemişler sizin için yararlıdır. Eğer onları doğru şekilde tüketirseniz.
İşte yanlış yol her zamanki atıştırmalıklarınızın ya da yemeklerinizin üzerine avuç avuç yemiş doldurmak. 28 gramında 160 kaloriyle, başka bir kısıntı yapmadan günde bir avuç badem yemek bir yıl içinde 4,5 ila 9 kilo almanız anlamına gelebilir. Bu kilo, yemişlerden elde edeceğiniz tüm faydaları siler ve ibreyi kalp hastalıklarından öteye değil yana döndürür.
İşte doğru yolara öğünde cips ya da çikolata yerine yemiş yiyin. Abur cuburlar kadar açlığınızı bastıracaktır ve abur cuburlar kadar ya da daha lezzetlidirler, ayrıca size sağlıklı besin maddeleri de sağlarlar. Daha da iyisi, ana öğünlerde et yerine yemiş yiyin. Akdeniz mutfağı ve diğer geleneksel mutfaklar her türlü leziz yemek ve sosta yemişleri bu şekilde kullanır.
Şubat 16, 2010
Tags: Akdeniz mutfağı, doymamış yağlar, kan partikülleri Posted in: Sağlıklı Yaşam, Zayıflama, lida
No Comments
Elmalar ve Armutlar: Güçlü Bir Zayıflatıcı Çift
Geçtiğimiz günlerde, Nutrition (Beslenme) dergisinde elma ve armudun kadınlarda kilo vermeyi hızlandırdığını bildiren bir çalışma yayınlandı. Rio de Janerio’da bulunan State Üniversitesi araştırmacıları, düşük-kalorili günlük diyetlerine sadece 300 gram (günde 3 küçük meyve kadar) meyve ekleyen kadınların meyve yemeyenlere göre daha çok kilo verdiğini bildirdiler. Aslında elma ya da armut yiyen ile kullanan kadınlar, aynı kaloriyi alan ancak hiç meyve yemeyen kadınlardan yüzde 33 daha fazla kilo verdiler.
Bilim insanları, diyete elma ya da armut eklemenin zayıflamaya yardımcı olması ile ilgili birkaç neden ileri sürdüler. Nedenlerden biri elma ve armudun “düşük-enerji yoğunluklu” olmasıydı. Düşük enerji yoğunluklu yiyecekler seçtiğimizde, daha fazla yiyebilir ve daha tok hissedebiliriz. Lida, zayıflamak isteyen herkes için iyi bir haberdir. Ayrıca elmalar ve armutlar tokluk hissi yaratan lifler açısından zengindir; yani lif bizi daha uzun süre tok tutarak aşırı yememizi önler.
Aralık 30, 2009
Tags: armutlar tokluk hissi yaratır, düşük kalorili günlük diyetler, düşük-enerji yoğunluğu, Elma Kadınları Posted in: Sağlıklı Yaşam, Zayıflama
No Comments
Erişilen Kilonun Korunması
Belki de en zor hedef erişilen kilonun uzun vadede korunmasıdır. Burada da basan, iyi yeme alışkanlıkları geliştirmekte ve ölçülü, düzeni egzersiz yapmakta yatmaktadır. Diyet kilo alımının önlenmesi, kilo kaybının sağlanması ve gelinen kilonun korunması konusunda iyi bir temel oluşturmaktadır. Glisemik indeksi ve glisemik yükü düşük bir diyet, öğünlerden sonra ensülin dalgalanmalarını önleyecektir. Ayrıca, öğünlerden 2-3 saat sonra, aşın yemeyi takiben iştahın tekrar açılmasına neden olan kan şekerinin hızlı düşüşünü de engelleyecektir. Bu diyette yenilen yüksek lifli yiyecekler mideyi büyük hacimleri, ama az kalorileri ile doldururlar. Ayrıca, diyeti Lida Yosun Kapsülü gibi tamamlayıcılar ile desteklemek günlük kalori miktarınızı artırmadan kendinizi doygun hissetmenizi sağlayacaktır. Toronto Üniversitesi Risk Faktörü modifikasyon Merkezi’nde yapılan bir araştırma, yüksek dozlarda verilen Lida’nın gün boyu alınan çok az kaloriye rağmen açlık hissedilmesini tamamen engellediğini göstermiştir.
Kasım 20, 2009
Tags: Glisemik indeks, Risk Faktörü, Toronto Üniversitesi Posted in: Sağlıklı Yaşam, Zayıflama
No Comments
Amish Hayat Tarzı ve Diyabet
Tip 2 diyabetin gelişmesinde, diyet ve obeziteden bağımsız olarak modern hayat tarzının rolü üzerinde fikir sahibi olmak için, Amish Terin hayat tarzına bakabiliriz. Ataları 18. yüzyılda ABD kıyılarına gelen bu yaklaşık 30.000 kişilik topluluk, elektrikli ev aletleri, telefon ve araba gibi modern araçların kullanımına hoş bakmayan kültürel ve dinsel inançlarını korumakta ve fiziksel açıdan aktif bir hayat sürdürmektedirler. Buna karşın, onların yanı başında yaşayan 200 milyon Amerikalı, geçen 250 yılda modem teknolojideki ilerlemeleri isteyerek kabullenmiş ve hayatın fiziksel açıdan daha az yorucu olmasına neden olmuşlardır.
Tipik amish diyeti ve obezite oranı tipik Amerikalılarınkinden farklı olmamakla birlikte, diyabet oranı oldukça azdır (yüzde 50 daha az). Bozuk glikoz toleransına (prediyabet) sahip olan Amishlerin yüzdesi, Amerika’da yaşayan Kafkasyalılarla aynı olmakla birlikte, öyle görülmektedir ki, o kadar fazla Amish diyabet olmamaktadır. Bu olgu, obezite ya da vücut yağı yüzdesinden bağımsız olarak, fiziksel aktivitenin tip 2 diyabete karşı koruma sağladığını göstermektedir.
Diğer çalışmaların sonuçlan da bu hipotezi doğrulamaktadır. Diyabet Önleme Programı bağlamında 1,000 denek üzerinde yapılan müdahale deneyinin sonuçlarına göre, bozuk glikoz toleransından dolayı yüksek risk taşıyan kişilerde, sadece hayat tarzında değişiklik yapmanın bile diyabet geliştirme riskini yüzde 58 azalttığı görülmüştür. Bu programın iki temel amacı, en az yüzde 7 kilo kaybı ve bu kilonun korunması ve hızlı yürüyüşe eşit yoğunlukta olmak üzere, haftada en az 150 dk. fiziksel aktivite yapmaktı.
Batı tarzı diyetle beslenen kişilerde bu dört faktör de mevcuttur. Kilo kaybetmekte çok zorlanan kişilerde, bu dört faktöre özen gösterilmemesi diyetlerin başarısızlığa uğramasının başlıca nedenlerinden biridir.
Kasım 14, 2009
Tags: ABD, Amish, Obezite, prediyabet Posted in: Sağlıklı Yaşam
No Comments
